TRAFİK ADABI

            ADAP kelimesinin sözlük anlamı; yol, yordam olarak açıklanabilir.

            TRAFİK ADABI ise, o topluluktaki ya da ülkedeki insanların trafik içinde bireysel ve birbirlerine karşı davranış şekilleridir. Trafik içinde sorumluluk, yardımlaşma, tahammül, saygı, fedakarlık, sabır vb. değerlere sahip olma yetisi olarak ta açıklanabilir.

            Yaşam tarzı ile araç kullanma ilişkilidir.

 

TRAFİKTE TEMEL DEĞERLER

            SORUMLULUK; Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesidir.

            YARDIMLAŞMA ; Karşılıklı yardımda bulanma demektir.

            Trafik ortamı, tüm yol kullanıcılarının birlikte hareket ettiği ve birbirinin olumlu yada olumsuz davranışlarından etkilendiği için trafikte yardımlaşma çok önemlidir.

            HOŞGÖRÜ ; Kişinin kendisinden farklı ahlaki, dini değerlere, dünya görüşlere, düşüncelere, yaşam tarzına, davranışlara vb. sahip olan başka insanlara müdahale etmekten bilerek veya isteyerek kaçınması eylemidir.

            NEZAKET ; Başkalarına karşı saygı ve incelikle davranma demektir.

            SAYGI ; Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu demektir.

            FERAGAT VE FEDAKARLIK ; Bir amaç uğruna yada gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi yararlarından vazgeçme, hakkından kendi isteğiyle vazgeçme, özveri demektir.

            SABIR ; Zorluğa karşı göğüs germek, yaşanan olumsuz durumu kabullenmek, çözümü yönünde çaba sarf etmek ve uygulanan çözüm faaliyetlerinin sonucunu beklemektir.

            TRAFİK KÜLTÜRÜNDE BİRBİRİNİ UYARMA ; Trafik içerisinde hatalı davranış sergileyen bir sürücüyü uyarmak hem o sürücünün hem de trafikteki diğer sürücülerin kaza yapma ya da olumsuz bir durum oluşturma riskini azaltacaktır. Ancak bu uyarı, nezaket ve saygı çerçevesinde olmalıdır.

TRAFİKTE EMPATİ VE İLETİŞİM

            EMPATİ ; Kelime anlamı duygudaşlık olan empati, bir olay ya da bir durumda karşımızdaki kişi hakkında herhangi bir yargıda bulunmadan önce kendimizi onun yerine koyarak olayı/durumu onun gibi yaşamamız anlamındadır.

            DİĞERGAMLIK ; Kendinden çok başkalarını düşünen, başkalarının iyiliği için fedakarlık yapan, özgeci anlamındadır.

            ÖFKE YÖNETİMİ ; Öfke, güçlü bir husumet duygusu, kızgınlık, hiddet, gazap, insanlara ve objelere karşı fiziksel ya da sözel saldırı, bağırma, bastırma, kendini eleştirme, dikkati başka yöne çekme, zulmetme anlamlarına gelmektedir.

            Öfke yönetiminde amaç, kızgınlığın ve öfkenin yol açtığı duygusal ve fizyolojik tepkileri azaltabilmektir. Bunun için, önce neden öfkeli olduğunuzu anlamaya çalışın, gevşeyin ve dinlenin, nefes ve kas egzersizleri yapın, spor yapın, düşünme tarzınızı yeniden yapılandırın.

            GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜK İÇİN ALTIN KURAL SAKİN OLMAK VE SAKİN KALMAKTIR.

            BEDEN DİLİ ; Sözsüz olarak iletişim kurmaktır. Kişinin trafikte seyir halindeyken sürücünün yaptığı hata sebebi ile yüz ifadesi ve el-kol hareketleri kullanarak, diğer sürücüleri uyarması ya da özür dilemesidir.

            Beden dili sözlü iletişimden daha inandırıcıdır.

            Bir iletinin %7 si sözcüklerden, %38 i sesten ve %55 i beden hareketlerinden oluşmaktadır.

            KONUŞMA ÜSLUBU ; Kişinin konuşma üslubu bazen sözlerinden daha fazla önem taşır. İletişim sırasında mesajın ne olduğu kadar nasıl söylendiği de önemlidir.

            Beden dili ve konuşma üslubu kuralları açısından olumlu bir trafik adabı sahibi olmak güvenli sürücülük açısından önem taşır.

            TRAFİK DENETİM GÖREVLİLERİ İLE İLETİŞİM ; Bir sürücü, trafikte çeşitli nedenlerle trafik denetim görevlileri ile iletişim kurmak zorundadır. Trafik denetim görevlileri ile başarılı bir iletişim kurabilmek, kendini ifade edebilmek için etkili iletişim becerileri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

           

TRAFİKTE HAK İHLALLERİ

            BİREY HAKKI ( DİĞER BİREYLERE VERİLEN ZARAR ) ; Trafik içerisinde, kimseye zarar vermemeye ve kimsenin hakkını yememeye çalışmalıyız.

            Hem trafik düzeninin bozulmaması için hem de trafikte başkalarının hakkını çiğnememek için trafik kurallarına muhakkak riayet etmeliyiz.

            Trafik kuralları sürücülerin can ve mal güvenliklerini korumak için konulmuştur.

            TOPLUM HAKKI ( TOPLUMA VERİLEN ZARAR ) ; Trafikte hatalı ve yanlış davranışlar kaza ile sonuçlanabilmektedir. Bir kaza bir veya birçok kimsenin ölümüne neden olabilir. Bu ölümler ailelerin yıkımına, kaybolmasına neden olabilir. Ailenin yol olması ve dağılması sağlıklı bir toplumun bozulması demektir. Sağlıksız bir toplum , sağlıksız bir millet, sağlıksız bir devlet demektir.

            KAMU HAKKI ( DEVLETE VERİLEN ZARAR ) ; Trafik kazası sonucu meydana gelen maddi hasarlar, yetişmiş insan gücü kaybı ve yaralananlara yapılan sosyal güvenlik harcamaları ülke ekonomisine büyük zarar vermektedir. Karayollarının zamanından önce yıpranması, açılan çok sayıda dava ile yargı sisteminin iş yükünün artması, üretim ve refah kayıpları, uzun vadede kalkınmaya olumsuz etki, ülke imajının zedelenmesi kamuya verdiği zararlardandır.

            YAŞAM HAKKI ( BİREYİN KENDİNE VERDİĞİ ZARAR ) ; Yaşama hakkı, insanın fiziksel-biyolojik varlığının arızasız olarak sürdürebilmesi için gerekli olan bir sağlık ve bütünlük içinde doğması, insanın varlığının moral-kültürel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürülebilmesidir. Bu nedenle fiziksel-biyolojik-psikolojik-moral-kültürel bütünlüğünü kazanmış insan varlığının aynı zamanda hukuksal bir kişi olarak toplum yararına dahi olsa, doğal sınırlamalar dışında yok edilmemesi olarak tanımlanmıştır. Sürücülerin başkalarının yaşama haklarını tehlikeye atacak davranışlardan uzak durmaları gerektiği gibi kendi yaşama hakkını da tehlikeye atacak davranışlardan uzak durması gerekir.

            ÇEVRE HAKKI ( ÇEVRE VE DOĞAYA VERİLEN ZARAR ) ; Özel araçlar enerji tüketimi, atık maddesi, gürültü kirliliği en fazla ve kapasitesi en düşük ulaşım araçları olduğundan çevreye en zararlı araçlardır. Trafik kazası sonucu orta refüjde ve yol kenarlarına dikilen ağaçlar zarar görmekte, yakıt, kimyasal madde, tıbbi atık vs. yüklü araçların yaptığı kazalarda çevre ekolojik zarar görmekte, trafo ve elektrik direklerine çarpma gibi durumlarda elektrik kesintileri yaşanmakta ve köprü, tünel gibi noktalarda yaşanan kazalarda ulaşım aksamaktadır.

TRAFİKTE DİĞERLERİNİN SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARINA ETKİSİ

            Sürücüler trafikte toplu araç kullandıklarından toplumsal belleğin de etkisi altındadırlar. Kişinin günlük hayatında yapmış olduğu birçok rutin aktivitede davranış şeklini sosyal çevresi şekillendirir. Trafik içinde tüm kurallara uyarak araç süren sürücü bile trafikteki diğer araçlara farkında olmayarak ya da farkında olmasına rağmen direnç göstermeyerek uyum sağlayıp kural ihlali yapabilir.

TRAFİK PSİKOLOJİSİ

            İNSAN-ARAÇ-ÇEVRE İLİŞKİSİ ; Trafikte üç temel unsur vardır.

            1. İNSAN UNSURU ; Sürücüler, araç sahipleri, yayalar, yolcular, trafiği düzenleyen ve denetleyen görevliler.

            2. ARAÇ UNSURU ; Motorlu ve motorsuz araçlar, yük ve  yolcu taşıyan taşıtlar.

            3. ÇEVRE UNSURU ( YOL ) ; Şehir içi ve şehirler arası karayolları, yoldaki yapı ve tesisler, trafik yapı sistemi ve araçları, çevrenin doğal koşulları ( sis, yağmur, kar, ormanlar, göl ve bataklıklar, sahiller gibi )

            SÜRÜCÜNÜN ARAÇ VE ÇEVREDEKİ DEĞİŞİMLERDEN OLUMLU/OLUMSUZ ETKİLENMESİ ; Bakımı yapılmamış araçlar, kaygan yollarda lastiklerin durumu, köprü, viyadük ve tünel çıkışlarındaki gizli buzlanmalar sürücüleri etkilerler.

            21. YÜZYILDA ARABANIN VE ULAŞIMIN ANLAMI ; Çağımızda gelişen teknoloji, araçları tam konforlu ve güvenli olarak imal edilmekte ve sağlıklı bir sürüş yapılmasına olanak sağlamaktadır. Araç kullanıcılarının ulaşımını kolaylaştırmak için otoyollar, bölünmüş yollar, köprülü kavşaklar ve viyadükler yapılmış, yol üzerinde her türlü hizmeti veren tesisler açılmıştır.

SÜRÜCÜ DAVRANIŞININ PSİKOLOJİK AÇIDAN İNCELENMESİ

            SÜRÜCÜLÜK DAVRANIŞINI İNCELENMESİ ; Trafik kazalarının %98.2 sinin insandan kaynaklandığı belirlenmiştir. Trafik ortamında insan faktörü sürücüleri, yayaları, denetçileri ve araç içindeki yolcuları kapsar.

            Trafikte araç kullanan tüm sürücülerin sahip olması gereken özellikleri ;

            a. Kişinin trafik ve sürücülük konusunda aldığı eğitim ve bilgi seviyesi

            b. Kişinin araç kullanmak için sahip olması gereken becerileri

            c. Kişinin kurallara uyma bilinci ve isteği

            d. Kişinin araç sürme tarzı ve alışkanlıkları

           

            ZAMAN İÇİNDE SÜRÜCÜLÜK DAVRANIŞININ GELİŞİMİ Araç kullanan kişinin bilgi ve becerisinin yeterli olmaması, kurallara uyma bilincinin bulunmaması, yanlış alışkanlıklara sahip olması kişinin kaza yapma yatkınlığını göstermektedir. Araç kullanmak için gereken temel yetenek ve beceriler algı, dikkat ve konsantrasyon, şekil fark etme, hafıza ve göz-el-ayak koordinasyonu gelişimiyle zaman içerisinde sürücülük davranışlarını olumlu yönde geliştirir. Sürücülerin yetenek ve becerilere ne kadar sahip olabildikleri psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı kontrolü ile mümkün olabilmekte ve her 5 yılda bir yenilenmek zorundadır.

SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

            TRAFİKTE SİGARA İÇME, TELEFON KULLANMA VB. DAVRANIŞLAR SERGİELEME; Araç kullanırken sigara içmek sürücünün dikkatinin dağılmasına neden olur. Sigaranın yakılma süresi 2 sn ( takip mesafesinden ) fazladır. Telefonla konuşmak ya da mesajlaşmak gözün yoldan ayrılmasına neden olur ve kaza olma riski 4 kat artar.

            SÜRÜCÜLÜK PERFORMANSI ; Sürücülükte yetenek ve beceriler tehlikenin algılanmasından, trafik işaretleri ile ( Trafik Polisi-trafik işaret levhaları-ışıklı trafik cihazı-yol çizgileri ve yer işaretlemeleri ) karşılaşıldığında gerekli mesajın alınması, karşıdan gelen aracın hız ve mesafesinin tahmini sürücülükte yaşamsal önem taşıyan etkenlerin yerine getirilmesi için gereklidir.

            KİŞİNİN TRAFİK ORTAMINA VERDİĞİ ANLAM, İNANÇLAR VE SÜRÜCÜLÜK TUTUMLARI ; Trafik kazalarının %98.2 sinin insandan kaynaklandığı ve bununda %95 inin sürücü hatası olduğuna göre insan faktörü öne çıkmaktadır. Bu faktörler ikiye ayrılır;

            1. GEÇİCİ FAKTÖRLER: Sürücünün anlık olarak hata yapmasına, yol ve çevreyi olumlu algılayamamasına neden olan unsurlardır. Alkol, sağlık, diğer sürücüler, iklim ve yol koşulları, stres.

            2. KALICI FAKTÖRLER: Trafik kaza riskinin %75 i kalıcı faktörlere bağlıdır. Kazaya yatkınlık, sürücülük tarzı ve yeteneği.

            RİSKLİ VE GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜĞÜ BELİRLEYEN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ; Kazaya yatkınlık, sürücünün trafik kazasına karışma olasılığını yükselten kişisel özelliklerin tamamıdır. Bu da kazaya karışan sürücünün kendi içinde gösterdiği tutarlılıktır. Kazaya karışanların farklı yatkınlıkları vardır. Bu farklılıkların araştırılmasında, nedenlerin tespiti trafik psikologlarınındır.

            RUHSAL YAPI BOZUKLUKLARININ KAZALARA ETKİSİ: Araç sürücülerinin psiko-teknik yöntemlerle zihinsel ve psiko-motor yetenek ve becerilerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Çok fazla trafik kazasına karışan sürücülerin aile sorunları olduğu, yetişme çağında suça eğilim gösterdikleri, olumsuz, olgunlaşmamış, sorumsuz ve saldırgan oldukları tespit edilmiştir. Duyguları kontrol etme yetersizliği, öfke, kızgınlık, depresyon, prestij ve güç aramaya yönelik davranışlar kazalara neden olan önemli faktörlerdir.

            PAYLAŞMA, BAŞKALARINA KARŞI SAYGI VE BENCİLLİK DUYGUSUNUN SÜRÜCÜLÜKLE İLİŞKİSİ; Tüm sürücüler kurallara uymak zorundadır. Kuralsızlık trafikte kargaşaya yol açar. İyi niyetli ve kurallara karşı saygılı bir sürücü olursak kaza riskini azaltabiliriz.

ALKOL VE SÜRÜCÜLÜK

            ALKOL KULLANMA VE SÜRÜCÜLÜK; Alkol miktarı arttığında, kandaki oksijen miktarı azalır ve beyin yeterince oksijen alamadığı için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Yorgunluk, dikkat azalması, hafıza kaybı, intikal eksikliği, uyuklama, uyuşukluk, tepkisizlik ve karar yanlışlıkları oluşur. Alkolün uyarıcı etkileri de kendine güven ve aşırı hız isteğini arttırabilir.

            ALKOLÜN SÜRÜCÜLÜĞE OLUMSUZ ETKİLERİ ; Alkolün hangi seviyede olursa olsun sürücülük için güvenli olmadığı bir gerçektir.

            Ticari araç sürücüleri için yasal sınır 0.2 promildir.

            Hususi araç sürücüleri için yasal sınır 0.5 promildir.

            ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMANIN SONUÇLARI ; Alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerden suçun işendiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde ;

            Birinci defasında, hafif para cezası ile birlikte sürücü belgeleri 6 ay süreyle geri alınır.

            İkinci defasında, hafif para cezası ile birlikte 2 yıl süreyle sürücü belgeleri geri alınır. Bu sürücüler sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulur. Eğitimi başarı ile bitirenlerin belgeleri geri verilir.

            Üç ve üçten fazla ise, sürücü belgeleri 5 er yıl süre ile geri alınır ve hafif para cezası uygulanır. Ayrıca psiko-teknik ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme sonrasında uygun görülenlere belgeleri geri alma süresi sonunda belgeleri iade edilir.

            Yapılan tespit sonunda 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında TCK 179 ncu maddesinin 3 ncü fıkrası hükümleri uygulanır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kontrolle görevli yetkililerin teknik cihazlar kullanılmasın kabul etmeyen sürücülere idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri 2 yıl süreyle geri alınır. Araç kullanmaktan men edilir.

            DİĞER UYUŞTURUCU VE UYARICILARIN SÜRÜCÜLÜĞE OLUMSUZ ETKİLERİ ; Teknik cihazla yapılan test sonucunda, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı yönünde pozitif sonuç alınan sürücüye idari para cezası verilir ve sürücü belgesi 5 yıl süreyle geri alınır.

YORGUN UYKUSUZ VE DALGIN ARAÇ KULLANMA

            YORGUNLUK VE UYKUSUZLUĞUN SÜRÜCÜLÜĞE OLUMSUZ ETKİLERİ ; Ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı yapan ve azami ağırlığı 3.5 tonu geçen araçların şoförleri ile ticari amaç ile yolcu taşımacılığı yapan ve taşıma kapasitesi şoför dahil 9 kişiyi geçen araçların şoförlerinin 24 saatlik herhangi bir süre içerisinde, toplam 9 saatten ve devamlı 4,5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır. Bu şoförler 9 saat araç kullanma süresini tamamladıktan sonra 11 saat kesintisiz dinlenmek zorundadırlar. En fazla 6 günlük araç kullanma süresinden sonra 1 günlük hafta tatilini kullanmak zorundadırlar. Bu şoförler sürekli 4,5 saatlik araç kullanma süresinden sonra istirahata çekilmiyorsa en az 45 dk mola almaları zorunludur.

            Şoförlerin bu sürelere uyup uymadıkları ( OTOBÜS, KAMYON VE ÇEKİCİ ) araçlarda bulunan takoğraf cihazları ile kontrol edilmektedir. Takoğraflar takılı değil yada çalışmıyorsa trafiğe çıkmaları yasaktır.  Mesleki yeterlilik belgesi ( SRC ) almadan araç sürmeleri yasaktır.

            Araç işletenleri de araçlara ait takoğraf kayıtlarını kayıt tarihinden itibaren 1 ay süre ile araçlarda ( şoförler ), 5 yıl süre ile iş yerlerinde, iş yerleri yoksa araçlarında muhafaza etmeleri ettirmeleri zorunludur.

            DALGIN ARAÇ KULLANMANIN TEHLİKELERİ ;

            Kaygan yollarda ani fren yaparak durmaya çalışıyorsanız, patinaj yaparak kalkıyorsanız, öndeki aracı geçerken veya şerit değiştirirken geri görme aynasından yolu kontrol etmiyorsanız, dönmek için kuyrukta beklerken, anayol trafiğine dikkat etmeden öndeki araca çarpıyor durumuna geliyorsanız, takip mesafesi kurallarına uymayıp öndeki araca çarpıyorsanız bilin ki dalgın araç kullanıyorsunuzdur.

            GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜK İÇİN GEREKLİ OLAN TEMEL YETENEKLER  Sürücülük yeteneği, sürücünün performansını belirleyen araç kullanımı esnasında aktif hale geçen zihinsel ve ve psiko-motor yetenek ve becerilerinin bir bileşkesidir.

            ZİHİNSEL YETENEKLER ; Dikkat ve konsantrasyon, hız ve mesafe algılama, muhakeme, problem çözme, karar verme ve şekil algılamadır.

            PSİKO-MOTOR YETENEKLER ; Tepki hızı, iki el koordinasyonu, el-ayak-göz koordinasyonu ve takip yeteneğidir.

            SÜRÜCÜLÜK YETENEKLERİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Kişinin sürücülük konusundaki bilgi düzeyi, araç kullanmak için gereken temel yetenek ve becerileri, kurallara uyma bilinci ve isteği, sahip olduğu sürücülük tarzı ve alışkanlıkları sürücünün yetkinliklerini ortaya koyar. Bunlardan herhangi birinin eksikliği sürücünün kazaya yatkınlığını gösterir.

            SÜRÜCÜLÜK YETENEKLERİNİN TESPİTİ VE DÜZENLİ KONTROLÜN ÖNEMİ ; Sürücülerin, araç kullanmak için gerekli temel yetenek ve beceriler açısından değerlendirilmesi psiko-teknik değerlendirme sürecidir. Bunun için özel gelişmiş test yöntemleri kullanılır ve buna psiko-teknik değerlendirme denir.

            DEFANSİF SÜRÜCÜLÜK İÇİN GEREKLİ OLAN TEMEK YETENEKLER ; Defansif sürücülükte temel kural tehlikeleri ve yolu önceden okumak ve görebilmektir. Bu da tamamen araç kullanmaya odaklanmak ile mümkündür.

KAZAYA KARIŞMA VE KURAL İHLALLERİNE NEDEN OLAN “RİSK ALMA EĞİLİMİ” NİN ANALİZİ

            RİSK ALMA EĞİLİMİ MEKANİZMASI ; Yaş ve cinsiyet kaza riskine katkıda bulunabilir. Kazaların büyük bir bölümünün 16-25 yaşları arasındaki sürücüler tarafından yapıldığı belirlenmiştir. İtibar arama, uyarım ve heyecan peşinde koşma güdüsü gibi kişilik özellikleri kaza riskinin güçlü etmenlerindendir. 70 yaş üzerindeki sürücülerde değişen durumlarda tepki gösterememe, araç kullanma yeteneğinde bozulma ya da yavaşlama gibi fiziksel faktörler kazalara neden olmaktadır.

            GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜKTE RİSK ALMA EĞİLİMİNİN KONTROL EDİLMESİNİN ÖNEMİ ; Sürücülükte dikkat fonksiyonu çok önemlidir. Dikkat, ortamda var olan tüm uyaranlara aynı anda yoğunlaşmayı sürekli olarak sağladığı gibi gerekli tepkilerin yerine getirilebilmesi, uygun olmayanların göz ardı edilmesini sağlar.

            Daha güvenli bir trafik ortamı için yol durumunun, araçların, trafik kurallarının ve uygulamalarının trafikte bulunan tüm insanların trafik güvenliği konusunda sürekli geliştirilmesi ve iyileştirilmeleri gerekmektedir.

TRAFİKLE İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLAR

            1. KARAYOLU GÜVENLİĞİ YÜKSEK KURULU ; Başbakan’ın başkanlığında Adalet, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Sağlık, Ulaştırma-Deniz ve Haberleşme, Orman ve Su İşleri, Çevre ve Şehircilik, Özel İdare, Köy İşleri bakanları, Jandarma Genel Komutanı, Başbakanlık Devlet Planlama Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürü ve Karayolları Genel Müdürlüğünden oluşur.

            2. KARAYOLLARI TRAFİK GÜVENLİĞİ KURULU

            3. EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

            4. KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

            5. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

            6. SAĞLIK BAKANLIĞI

            7. İL ÖZEL İDARESİ GENEL SEKRETERLİĞİ-İL ÖZEL İDARE KÖY İŞLERİ GENEL KOORDİNASYON MÜDÜRLÜĞÜ

            8. ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI

               9. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI

            10. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

            11. BELEDİYE TRAFİK BİRİMLERİ

            12. İL VE İLÇE TRAFİK KOMİSYONLARI

            Tüm bu kurumların görev ve sorumlulukları için lütfen kitabınıza bakınız.